24 Ekim 2010 Pazar

küçücük mutluluklar*

Gözlerini kapat,
yağmurun göz kapaklarından gözyaşlarınla karışıp,
yanaklarından süzüldüğünü hisset..
İki yana açtığın ellerinle,
bütün yağmur damlalarını yakala..
En büyük gülümsemenle;
güneşin sımsıcak yüzüne bak ve ısın..
Her anı birlikte yaşa..
Gül ve ağla, güneş doğsun, yağmur saçlarını ıslatsın..
Kaküllerinin arasından gördüğün insanlar,
O hayat, o koşuşturmaca bi anlık son bulsun..
Derinden bir nefes alıp dizlerinin üzerine çök..
Terleyen ellerini yağmurla ıslat, gözyaşlarınla serinle..
Üşüyünce güneşe sarıl, sıcaktan titreyip ellerin donsun..
Öyle içten kahkahalar at ki gözyaşlarını dindireme..
Sevdiklerini düşün..
Sorumluluklarını..
Kısıtlamaları ..
Zorunlulukları..
Sonra bir anda at hepsini aklından..
Derin bir boşlukta hisset kendini..
Olmayan hayatta varolmaya çalışmak gibi..
Uzay boşluğunda koşuşturmaya çalışmak gibi..
İlk kucağını açana deli gibi sarılmak gibi..
Böyle büyük boşlukta hisset kendini..
Boşluk, umutsuzluk, mutsuzluk sana hayat versin yeniden..
Yeniden nefes al ve hafızanı sıfırla..
Hayat bu işte..
Düştüğünde tekrar kalkabilirsen..
Yaralarının kabuklarını soyup kanatmak yerine,
iyileştirebilirsen varsın..
Umudun varsa varsın..
Mutlu olmayı biliyorsan varsın..

someone

Yalan degildi biliyorum yalan diyemem insan sarrafi olmasam da anlarim bakislarindan senin.
Tanirim ne de olsa dimi ya..
Hayir, tanimam.
Tanimazmisim meger ne cok yazik.
Minnettardim oysa ki basimin üstünde tutardim.
Sigdiramazdim ki küçük kalbime hep tasardin satirlara.
Sonra da yirtilip atilirdin.
Sen bir gökkusagiydin sadece birçok insanin çikip altinda yürüdügü, agladigi ve güldügü, inci inci, nadiren yagan yagmurdan sonra çikan..
Her rengi beslerdin içinde.
Biliyor musun ben her gece penceremi sonuna kadar açip gökteki o yildizima bakardim.
O yildiz sendin.
Bazi geceler o muhtesem gülümsemen gibi parlardi. 
Bazense ordan bana bakardi, kizardi.
Simdi üstünde bulutlar var.
Onun önünde ben her gece aglardim mutluluktan benimsin diye.
Gözyaslarim arasinda Tanri'ya sükrederdim seni bana verdigi için. 
Aglarken gülerdim ya ne de olsa elimi uzatsam tutardin bagrina basardin 'Herseyimsin' diye..
Simdi ise gözlerimi kapatmaya korkar oldum gözümün önünde beliriyorsun elimi uzatiyorum ama yoksun..
Yorum yapmiyorum ikimizden birinde aramiyorum suçu.
Tanri bana bir güç vermis ki bu da bana en büyük hediye, sabirliyim.
Olanlari anlama çabasindayim hala.
Neyse ki gördüm, ögrendim seni.
Tesekkürler.
Sunu da bil ki farkliydin.

bazen özlersin ya hani..

Belki de yasadıgım çok monoton herkesin yasadığı seyler.
Birine aşık olursn onun bir kac ayını gecirirsin.
Cok mutlusundur.
Daha sonra hersey bir nedenle son bulur ve artık o insanla hicbirsey yasanmams konuma gelir.
Hersey en en en basa sarılır .
Onu tanımadıgınız zamana.
Yeri gelir aynı ortamdasındır .
Ama tanımıyosundur sanki bir kelime bile konusulmaz .
Yokmus gibi davranılır.
Sanki aylardır elini tuttugun kisi degilmis gibi .
Sanki askımmm deyip öpüp kokladıgın kisi o degilmis gibi..
Sanki hicbirsey yasanmams gibidir ya bide kötü sözler söylenmeye baslar .
Bunun adı nankörlüktür .
Bir insana deger vermek , sevmek , asık olmak kolay degildir
ve bunların hepsini en büyük derecede hissettigin kisinin yaptıgı nankörlüktür karsısında oturup düsünürsün .
Düsünürken bakmıssın ki aglıyorsun.
Aglarken bakmıssın ki kendine kızıyorsun.
Bu gözyaslarını bile hak etmeyen bir insanı mı sevdim diyorsun.
O an umursamazlıktan gelmeye calısıyorsun.
Sonra gün ağarıyor , gece oluyor.
Yatagına yatıp yastıga sarılıyorsun.
Gözlerini kapatıyorsun .
Yine aynı sahne ile karsılasıyorsun.
Gündüzleri kandırabiliyorsun ama geceleri kandıramıyorsun.
Ve yine yine aglıyorsun.
Bu devreleri atlattıktan sonra da yazdıgın bu satırlara gülüp geciyorsun
Hatta burusturup çöpe atıyorsun:)